NAD⁺ ve sirtuinler: enerji ve hücresel yaşlanma
Giriş
Hücreler değişikliklere sürekli yanıt vermelidir. Besin maddelerinin kullanılabilirliği, fiziksel aktivite, oksidatif stres, DNA hasarı ve enerji ihtiyacındaki değişikliklerin tümü hücresel metabolizmayı etkileyebilir.
Bir hücrenin enerji durumu ile hücresel süreçlerin düzenlenmesi arasındaki önemli bağlantıyı sirtuinler oluşturur.
Sirtuinler, aktiviteleri nikotinamid adenin dinükleotidine (daha çok NAD⁺ olarak bilinir) bağlı olan bir enzim ailesidir.
NAD⁺ hücresel enerji dengesiyle yakından bağlantılı olduğundan, sirtuinler bir hücrenin metabolik durumu hakkındaki bilgiyi şu süreçlerle ilişkilendirebilir:
-
genregulatie;
-
mitokondriyal işlev;
-
DNA-herstel;
-
respons op oxidatieve stress;
-
yağ ve glikoz metabolizması;
-
hücresel uyum.
NAD⁺ ile sirtuinler arasındaki ilişki moleküler biyoloji, mitokondri bilimi ve biyolojik yaşlanma araştırmaları kapsamında kapsamlı biçimde incelenmektedir.
Bu makalede sirtuinlerin ne olduğu, NAD⁺'ı nasıl kullandıkları ve güncel bilimsel çalışmaların hücresel sağlıktaki olası rolleri hakkında ne söylediği ele alınmaktadır.
Sirtuinler nedir?
Sirtuinler, proteinlerden belirli kimyasal grupları çıkarabilen enzimlerdir.
Önemli bir aktivite, asetil gruplarının çıkarılmasıdır. Bu süreç deasetilasyon olarak adlandırılır.
Asetilasyon ve deasetilasyon şunları etkileyebilir:
-
proteinlerin aktivitesi;
-
proteinlerin konumu;
-
proteinlerin stabilitesi;
-
gen ekspresyonu;
-
metabolik sinyalleme.
İnsanlarda yedi sirtuin tanımlanmıştır:
-
SIRT1;
-
SIRT2;
-
SIRT3;
-
SIRT4;
-
SIRT5;
-
SIRT6;
-
SIRT7.
Her sirtuinin kendine özgü bir hücresel konumu ve biyolojik işlevi vardır.
Bazıları çoğunlukla hücre çekirdeğinde, diğerleri sitoplazmada veya mitokondrilerde bulunur.
Sirtuinler neden NAD⁺'a ihtiyaç duyar?
Sirtuinler, NAD⁺'a bağımlı enzimlerdir.
Enzimatik aktiviteleri sırasında NAD⁺'ı substrat olarak kullanırlar.
Bu, sirtuinleri diğer birçok deasetilaz enziminden ayırır.
Reaksiyon basitleştirilmiş olarak şu şekilde gerçekleşir:
-
bir protein asetil grubu içerir;
-
bir sirtuin proteine bağlanır;
-
NAD⁺ kullanılır;
-
asetil grubu çıkarılır;
-
nikotinamid ve diğer reaksiyon ürünleri oluşur;
-
proteinin işlevi veya aktivitesi değişebilir.
NAD⁺ bu reaksiyon için gerekli olduğundan, NAD⁺ kullanılabilirliği belirli sirtuinlerin aktivitesini etkileyebilir.
Ancak ilişki tamamen doğrusal değildir. Gen ekspresyonu, enzim miktarı, hücre tipi ve metabolik koşullar da rol oynar.
Metabolik sensör olarak NAD⁺
NAD⁺, besin maddelerinin enerjiye dönüştürülmesiyle yakından bağlantılıdır.
Metabolik reaksiyonlar sırasında NAD⁺ elektronları alabilir ve NADH'ye dönüştürülebilir.
NAD⁺ ile NADH arasındaki oran şunlardan etkilenir:
-
glikoz metabolizması;
-
yağ asidi oksidasyonu;
-
oksijen kullanılabilirliği;
-
mitokondriyal aktivite;
-
fiziksel egzersiz;
-
enerji kullanılabilirliği.
Sirtuinler NAD⁺ kullandığından, bazen metabolik sensörler olarak tanımlanırlar.
Bu terim, sirtuinlerin metabolik bilgiyi protein aktivitesindeki ve gen düzenlemesindeki değişikliklerle ilişkilendirebileceği anlamına gelir.
Sirtuinler enerji durumunu elektronik bir ölçüm cihazı gibi ölçmez. Aktiviteleri, hücre içindeki biyokimyasal koşullardan etkilenir.
SIRT1: en çok araştırılan sirtuin
SIRT1, insan sirtuinleri arasında en kapsamlı araştırılanlardan biridir.
Enzim esas olarak hücre çekirdeğinde bulunur, ancak hücrenin diğer bölümlerinde de bulunabilir.
SIRT1, şu süreçlerdeki olası rolü nedeniyle araştırılmaktadır:
-
metabolik düzenleme;
-
mitokondriyal biyogenez;
-
glikoz metabolizması;
-
yağ asidi metabolizması;
-
inflamasyon sinyallemesi;
-
DNA-herstel;
-
hücresel stres yanıtı.
SIRT1, çeşitli transkripsiyon faktörlerini ve düzenleyici proteinleri etkileyebilir.
Bilinen bir araştırma alanı, SIRT1 ile PGC-1α arasındaki etkileşimdir.
SIRT1 ve PGC-1α
PGC-1α, peroksizom proliferatörle aktive olan reseptör gama koaktivatör 1-alfa anlamına gelir.
Metabolik uyumun ve mitokondriyal biyogenezin önemli bir düzenleyicisidir.
PGC-1α, şu süreçlerde rol oynayan genleri etkileyebilir:
-
mitochondriale energieproductie;
-
yağ asidi oksidasyonu;
-
oksidatif metabolizma;
-
dayanıklılık antrenmanına uyum;
-
ısı üretimi.
SIRT1, belirli koşullar altında PGC-1α'nın asetil gruplarını uzaklaştırabilir.
Bu değişiklik, PGC-1α'nın aktivitesini etkileyebilir.
Bu nedenle aşağıdaki araştırma yolu sıklıkla tanımlanır:
NAD⁺ → SIRT1 → PGC-1α → mitokondriyal uyum
Bu yolak biyolojik açıdan ilgi çekicidir, ancak basit bir açma-kapama düğmesi oluşturmaz.
Mitokondriyal biyogenez, geniş bir enzimler, transkripsiyon faktörleri ve metabolik sinyaller ağı tarafından düzenlenir.
SIRT3 ve mitokondriyal işlev
SIRT3 esas olarak mitokondrilerde bulunur.
Enzim, çeşitli mitokondriyal proteinleri etkileyebilir.
İncelenen işlevler şunlardır:
-
yağ asidi oksidasyonu;
-
sitrik asit döngüsü;
-
elektron taşıma zinciri;
-
antioksidan yanıtlar;
-
metabolik uyum.
SIRT3, belirli mitokondriyal enzimlerin asetil gruplarını uzaklaştırabilir.
Bunun sonucunda aktiviteleri değişebilir.
Üzerinde en çok araştırma yapılan proteinlerden biri, manganez süperoksit dismutazı veya kısaca MnSOD'dur.
MnSOD, belirli reaktif oksijen bileşiklerinin dönüştürülmesine yardımcı olur.
Bu yolak aracılığıyla SIRT3'ün mitokondrinin oksidatif strese verdiği yanıta dahil olup olmadığı araştırılır.
Gerçek etkiler muhtemelen hücre tipleri ve biyolojik koşullar arasında farklılık gösterir.
SIRT2: sitoplazma ve hücre bölünmesi
SIRT2 esas olarak sitoplazmada bulunur, ancak hücre döngüsünün belirli evrelerinde hücre çekirdeğinde de bulunabilir.
İncelenen işlevler şunlardır:
-
hücre iskeletinin düzenlenmesi;
-
hücre bölünmesi;
-
glikoz metabolizması;
-
nöronal süreçler;
-
hücresel stres yanıtı.
SIRT2, tübülin de dahil olmak üzere çeşitli proteinlerin deasetilasyonunu gerçekleştirebilir.
Tübülin, mikrotübüllerin önemli bir bileşenidir.
Mikrotübüller, diğer işlevlerin yanı sıra şunları destekler:
-
hücre yapısı;
-
hücre içi taşıma;
-
hücre bölünmesi sırasında kromozomların dağılımı.
SIRT2'nin kesin biyolojik anlamı, dokuya ve araştırma modeline göre değişir.
SIRT4 ve metabolik düzenleme
SIRT4 mitokondrilerde bulunur.
Enzim şu konularla ilişkili olarak araştırılmaktadır:
-
amino asit metabolizması;
-
yağ asidi metabolizması;
-
insülin sinyalleşmesi;
-
mitokondriyal düzenleme.
SIRT4, SIRT1 ve SIRT3'ten farklı enzimatik özelliklere sahiptir.
Tüm sirtüinler yalnızca klasik deasetilazlar olarak işlev görmez.
Bazıları proteinlerin diğer kimyasal modifikasyonlarını da etkileyebilir.
Bu, sirtüin ailesinin biyolojik açıdan çok yönlü olduğunu gösterir.
SIRT5 ve mitokondriyal protein düzenlemesi
SIRT5 esas olarak mitokondrilerde bulunur.
Enzim, proteinlerden çeşitli kimyasal grupları uzaklaştırabilir.
İncelenen süreçler şunlardır:
-
üre döngüsü;
-
amino asit metabolizması;
-
yağ asidi oksidasyonu;
-
oksidatif stres;
-
mitokondriyal enerji üretimi.
SIRT5, diğer konuların yanı sıra desüksinilasyon nedeniyle araştırılmaktadır.
Bu süreçte proteinlerden süksinil grupları uzaklaştırılır.
Bu modifikasyonlar, metabolik enzimlerin aktivitesini etkileyebilir.
SIRT6 ve DNA stabilitesi
SIRT6 esas olarak hücre çekirdeğinde bulunur.
Enzim, şu süreçlerde olası rolü nedeniyle araştırılmaktadır:
-
DNA-herstel;
-
kromatin düzenlemesi;
-
telomer stabilitesi;
-
glikoz metabolizması;
-
inflamasyon sinyallemesi.
SIRT6 histonları etkileyebilir.
Histonlar, DNA'nın etrafında düzenlendiği proteinlerdir.
Histonlarda meydana gelen kimyasal değişiklikler, genetik bilginin erişilebilirliğini etkileyebilir.
Bu nedenle SIRT6, gen aktivitesinin düzenlenmesinde rol oynayabilir.
SIRT6 hakkındaki bilgilerin çoğu deneysel modellerden elde edilmiştir.
SIRT7 ve nükleolus
SIRT7 esas olarak nükleolusta bulunur.
Nükleolus, hücre çekirdeğinde ribozomal bileşenlerin üretiminde rol oynayan bir yapıdır.
SIRT7 şu konularla ilişkili olarak araştırılmaktadır:
-
ribozom biyogenezi;
-
protein sentezi;
-
hücresel stres;
-
DNA-herstel;
-
gen ifadesinin düzenlenmesi.
SIRT7 hakkındaki araştırmalar, SIRT1 ve SIRT3 hakkındaki araştırmalara kıyasla daha sınırlıdır.
NAD⁺, sirtüinler ve mitokondriyal biyogenez
Mitokondriler dinamik hücresel yapılardır.
Hücreler, enerji ihtiyacındaki değişikliklere uyum sağlamak için mitokondriyal kapasitelerini ayarlayabilir.
Fiziksel egzersiz bunun bilinen bir örneğidir.
Dayanıklılık antrenmanı sırasında kas hücrelerinin enerji ihtiyacı artar.
Böylece çeşitli sinyal yolları etkinleştirilir.
Araştırılan faktörler şunlardır:
-
AMPK;
-
PGC-1α;
-
kalsiyuma bağlı sinyalleşme;
-
NAD⁺ metabolizması;
-
SIRT1.
Bu yollar, mitokondriyal kapasitedeki değişikliklere katkıda bulunabilir.
Sirtuinlerin bu kapsamlı düzenleyici ağın yalnızca bir parçasını oluşturduğunu vurgulamak önemlidir.
NAD⁺, sirtuinler ve oksidatif stres
Oksidatif stres, reaktif moleküllerin üretimi hücresel koruma sistemlerinin kapasitesini aştığında ortaya çıkar.
Sirtuinler, şunlarda rol oynayan belirli proteinleri etkileyebilir:
-
antioksidan enzim aktivitesi;
-
mitokondriyal verimlilik;
-
stres yanıtı;
-
onarım mekanizmaları.
Örneğin SIRT3, mitokondriyal antioksidan enzimlerle olası etkileşimleri nedeniyle araştırılmaktadır.
SIRT1, hücresel stres tepkilerinde rol oynayan transkripsiyon faktörlerini etkileyebilir.
Bu süreçler karmaşıktır.
Daha yüksek sirtuin aktivitesi, tüm oksidatif hasarın otomatik olarak önleneceği anlamına gelmez.
NAD⁺, sirtuinler ve DNA onarımı
Çeşitli sirtuinler, DNA onarımıyla ilişkileri açısından araştırılmaktadır.
SIRT1, SIRT6 ve SIRT7, şunlarda rol oynayan proteinleri etkileyebilir:
-
DNA hasarının tespiti;
-
kromatin organizasyonu;
-
DNA kırıklarının onarımı;
-
genetik materyalin kararlılığı.
Ayrıca PARP enzimleri de NAD⁺ kullanır.
Böylece şunlar arasında olası bir bağlantı oluşur:
-
NAD⁺ kullanılabilirliği;
-
PARP aktivitesi;
-
sirtuin aktivitesi;
-
DNA onarımı.
Bu enzim aileleri bağımsız olarak işlev görmez.
Bunlar kapsamlı hücresel ağların bir parçasıdır.
Sirtuinler ve inflamatuvar sinyalleşme
Kronik düşük düzeyli inflamatuvar aktivite, biyolojik yaşlanmanın bir özelliği olarak araştırılmaktadır.
SIRT1, inflamasyonla ilişkili belirli sinyal yollarını etkileyebilir.
En çok araştırılan yollardan biri NF-κB'dir.
NF-κB, çeşitli inflamasyon genlerinin düzenlenmesinde rol oynayan bir transkripsiyon faktörüdür.
Deneysel modellerde SIRT1, NF-κB'nin belirli bileşenlerini etkileyebilir.
Bunun insanlardaki anlamı şunlara bağlıdır:
-
doku türü;
-
bağışıklık durumu;
-
metabolik sağlık;
-
leeftijd;
-
hastalık varlığı.
Bu nedenle sirtuinler basit antiinflamatuvarlar olarak değerlendirilmemelidir.
Sirtuinler ve metabolik esneklik
Metabolik esneklik, vücudun enerji kaynaklarının kullanımını ayarlama yeteneğidir.
Koşullara bağlı olarak hücreler şunları daha fazla kullanabilir:
-
glikoz;
-
yağ asitleri;
-
amino asitler;
-
depolanmış enerji rezervleri.
SIRT1 ve SIRT3, metabolik adaptasyonla ilişkileri açısından araştırılmaktadır.
Olası ilgili süreçler şunlardır:
-
yağ asidi oksidasyonu;
-
mitokondriyal aktivite;
-
glikoz üretimi;
-
enerji tasarrufu tepkileri.
Ancak genel metabolik esneklik birçok faktörden etkilenir.
Örnekler:
-
fiziksel aktivite;
-
kas kütlesi;
-
beslenme;
-
insulinegevoeligheid;
-
uyku;
-
yaş.
Sirtuinler ve biyolojik yaşlanma
Sirtuinlere yönelik ilgi, kısmen basit organizmalarda yaşam süresi üzerine yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır.
Maya, solucanlar ve diğer modellerde yapılan çalışmalar, sirtuin aktivitesindeki değişikliklerin yaşam süresini ve strese dayanıklılığı etkileyip etkileyemeyeceğini araştırmıştır.
Sonuçların şunlara bağlı olduğu görüldü:
-
organizma türü;
-
genetik arka plan;
-
deneysel koşullar;
-
beslenme durumu.
Basit organizmalardan elde edilen sonuçlar doğrudan insan ömrüne uyarlanamaz.
İnsanlarda özellikle sirtuinlerin aşağıdakilerle nasıl ilişkili olduğu araştırılmaktadır:
-
metabolik sağlık;
-
mitokondriyal işlev;
-
DNA stabilitesi;
-
hücresel stres;
-
yaşa bağlı değişiklikler.
Tek bir sirtuinin aktivasyonunun insan yaşlanmasını durdurabileceğine dair kanıt yoktur.
Kalori kısıtlaması ve sirtuinler
Kalori kısıtlaması, yetersiz beslenmeye yol açmadan enerji alımının uzun süreli olarak azaltılması anlamına gelir.
Çeşitli araştırma modellerinde kalori kısıtlaması, metabolik sinyal yollarını etkileyebilir.
İncelenen yollar şunlardır:
-
AMPK;
-
mTOR;
-
insülin sinyalleşmesi;
-
NAD⁺ metabolizması;
-
sirtuinler.
Bazı çalışmalar, NAD⁺ kullanılabilirliğindeki değişikliklerin belirli hücresel tepkilere katkıda bulunabileceğini öne sürmektedir.
İnsanlardaki etkiler karmaşıktır.
Uzun süreli enerji kısıtlamasının, dikkatli uygulanmadığında kas kaybı veya eksiklikler de dahil olmak üzere dezavantajları olabilir.
Fiziksel aktivite ve sirtuin araştırmaları
Fiziksel aktivite birden fazla metabolik sistemi etkiler.
Antrenman şunlara katkıda bulunabilir:
-
daha yüksek mitokondriyal kapasite;
-
daha iyi insülin duyarlılığı;
-
yağ asidi oksidasyonundaki değişiklikler;
-
kas dokusunun adaptasyonu;
-
kardiyovasküler kondisyon.
Araştırmacılar, NAD⁺ metabolizması ve sirtuin aktivitesindeki değişikliklerin bu antrenman adaptasyonlarının bir parçası olup olmadığını incelemektedir.
Egzersizin etkileri, kapsamlı bir sinyal ağı tarafından oluşturulur.
Bunlar tek bir enzime bağlanamaz.
İnsan araştırmaları ne gösteriyor?
NAD⁺ ve sirtuinlerle ilgili insan araştırmaları hâlâ gelişme aşamasındadır.
Çalışmalar, aşağıdakiler gibi NAD⁺ öncüllerini de incelemektedir:
-
nikotinamid ribozid;
-
nikotinamid mononükleotid;
-
nikotinamid.
Bazı çalışmalar NAD ile ilişkili metabolitlerde değişiklikler olduğunu göstermektedir.
Belirli insan organlarındaki sirtuin aktivitesi üzerindeki etkileri doğrudan ölçmek zordur.
Klinik sonuçlar tutarlı değildir.
Onderzochte gebieden zijn:
-
spierfunctie;
-
insulinegevoeligheid;
-
energiemetabolisme;
-
cardiovasculaire markers;
-
lichamelijke prestaties.
Meer langdurige en grootschalige studies zijn nodig.
Beperkingen van het huidige onderzoek
Veel kennis over sirtuïnes is afkomstig uit:
-
celculturen;
-
gistonderzoek;
-
diermodellen;
-
genetisch gemodificeerde organismen.
Deze modellen zijn belangrijk voor het begrijpen van mechanismen.
Ze voorspellen echter niet automatisch de effecten bij mensen.
Daarnaast kunnen sirtuïnes verschillende functies hebben afhankelijk van:
-
celtype;
-
weefsel;
-
leeftijd;
-
metabole toestand;
-
biologische context.
Een effect dat gunstig lijkt in één onderzoeksmodel kan in een andere situatie anders uitpakken.
Veiligheid en onderzoeksstatus
NAD⁺-gerelateerde verbindingen en sirtuïnes worden onderzocht binnen de biochemie en moleculaire geneeskunde.
De effecten kunnen afhankelijk zijn van:
-
gebruikte verbinding;
-
concentratie;
-
onderzoeksduur;
-
toedieningsvorm;
-
individuele gezondheid;
-
gelijktijdig medicatiegebruik.
Onderzoeksproducten zijn niet bedoeld als vervanging voor medische behandeling.
Mensen met gezondheidsproblemen of die medicijnen gebruiken, moeten medische beslissingen bespreken met een bevoegde arts.
Conclusie
Sirtuïnes zijn NAD⁺-afhankelijke enzymen die betrokken zijn bij verschillende cellulaire processen.
De zeven menselijke sirtuïnes hebben verschillende locaties en functies.
Onderzochte processen zijn onder andere:
-
mitochondriale energieproductie;
-
metabole aanpassing;
-
DNA-herstel;
-
genregulatie;
-
respons op oxidatieve stress;
-
cellulaire veroudering.
NAD⁺ vormt een biologische verbinding tussen de energiestatus van een cel en bepaalde regulerende enzymreacties.
De relatie tussen NAD⁺ en sirtuïnes is echter complex.
Een verandering in NAD⁺ betekent niet automatisch dat alle sirtuïnes worden geactiveerd of dat verouderingsprocessen worden teruggedraaid.
Hoewel preklinisch onderzoek veel interessante mechanismen heeft geïdentificeerd, is meer onderzoek bij mensen nodig.
NAD⁺ en sirtuïnes vormen daarom een belangrijk onderzoeksgebied binnen de cellulaire biologie, maar zijn geen bewezen methode om menselijke veroudering te stoppen.
Samenvatting
Sirtuïnes:
-
NAD⁺-afhankelijke enzymen zijn;
-
bij mensen bestaan uit SIRT1 tot en met SIRT7;
-
zich in verschillende delen van de cel bevinden;
-
eiwitten beïnvloeden via deacetylering en andere reacties;
-
worden onderzocht in relatie tot mitochondriën;
-
betrokken kunnen zijn bij metabole aanpassing;
-
mogelijk een rol spelen bij DNA-herstel;
-
worden onderzocht binnen de wetenschap van biologische veroudering;
-
aanvullend klinisch onderzoek vereisen.